Tanımamız Gereken Kavram: Afet

Şiddet, çatışma ortamı ve doğal afetler... Ne yazık ki günümüzde dünya üzerinde meydana gelen göçlerin, can ve mal kayıplarının en büyük nedeni. Kontrol edilemeyecek kadar büyük çaplı olan afetler en az savaşlar ve çatışmalar kadar insan hayatı için tehlikeli. Son 20 yıl içinde tüm dünyada yaşanan afetlerde 1.3 milyonu aşkın kişi öldü,4 milyarı aşkın yaşam etkilendi. Maliyet ise 2 trilyon dolar düzeyinde oldu. Bu kadar büyük ve ciddi hasarın oluşması önlem alınmadığı müddetçe afetlerin güvenli insan yaşamı, sürdürülebilir kalkınma ve küresel yoksulluğu yok etme yolunda çok büyük bir engel oluşturduğunu gösteriyor.

Birleşmiş Milletlerin kabul ettiği ve evrensel nitelikteki kavrama göre afet “insanlar için fiziksel , sosyal ve ekonomik kayıplar doğuran , normal yaşamı ve insan faaliyetlerini durdurarak veya kesintiye uğratarak toplumları etkileyen, etkilenen topluluğun yerel imkan ve kaynaklarını kullanarak baş edemeyeceği doğal, teknolojik ve insan kaynaklı olayların doğurduğu sonuçlar” şeklinde tanımlanmaktadır. Evet, aslında bu tanımdan da anlaşılabileceği üzere ‘afet’ can ve mal kaybına neden olabilecek ve kontrol dışı gelişen olayların gelişim sürecini ya da öncesini değil, doğuracağı sonuçları ifade eder. Yani bir bakıma afet sonucunda meydana gelen kayıplardan büyük oranda önlemini almayan her birey,  dolayısıyla‘bizler’ sorumluyuz denilebilir. Ve bizler ‘farkında’ olmadığımız sürece afet gerçeği en doğal hakkımız olan yaşam hakkımızın da en büyük düşmanı haline gelebilir.

Artan bu tehlikeye karşı 2015 yılında Mart ayında Japonya’nın Sendai kentinde düzenlenen 3. Birleşmiş Milletler Dünya Afet Riskinin Azaltılması Konferansı’nda BM tarafından kabul edilen ‘Sendai Bildirgesi’ ise yeterli önlem alınmasının gerekliliğini vurgulayan en önemli gelişmelerden biri. Bu bildirgede toplumların yaşam kaybına neden olan afetlere yönelik önlemlerin alınmadığının ve bu durumun sosyal ve ekonomik karışıklığı arttırdığının altı çizilerek gerekli önlemlerin hazırlanmasının önemi vurgulanmıştır.

Tüm bu gelişmeler çerçevesinde bizim yapmamız gereken şey ise; can ve mal kaybımız için büyük oranda risk haline gelen bu durumun önüne geçebilmek ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlayabilmek adına yeterince ‘farkında’ olmak ve gerektiği kadar ‘farkındalık’ yaratabilmek.

   ERVA ÇINAR

                 CERRAHPAŞA TÖB LORP